25 Ağustos 2010 Çarşamba

sana diyorum çocuk...

kimsesiz kalma bu hayatta, kimilerinin sesi ol, nefesi ve bazende kimsesi ol...
eğreti olmasın tutuşların, layıkıyla kavrayamayacaksan o eli, bırak hiç dokunma bile...kıymet ver, önem ver ama sakın boşverme...
seni arayanlar olsun hayatında... okeye aranan dördüncü gibi değil, joker gibi değil, bizzat oyunun kurucusu ol...
ve 2 saat mesela, senden haber alamazsa sevdiğin insan merak edebilsin, özlesin sesinin tınısını... öyle boşluk yaratsın yokluğun...
o kadar kocaman aç ki yüreğini, "o ne yapıyor benim için" demeye kalmasın fırsatın... sen kendi sevginle doy ve doyur... çünkü; herkes kendinden sorumludur aşk'ta. sev(eme)diği için yargılama kimseyi, herkes kalbinin büyüklüğü kadar sever... senin evren kadar olsun kalbin...

erkek arkadaşlarının çok iyi birer dost da olabileceğini bil... her erkek arkadaş potansiyel sevgili adayı gibi görünmesin gözüne... bazen bir kadını en iyi, bir erkeğin omzu teselli eder, bunu bil...
duygularından emin olmadan açma kalbini kimseye, bu bir insana yapacağın en büyük kötülüktür.
zamanı saymak yerine, zamanla yaşa...

düşüncelerinin zihninden akıp gitmesine izin ver, takılma öyle fazlaca bir meseleye, resmin bütününe odaklan, parçalara değil.

büyük olsun düşlerin ve onlara erişmek için didin...
bu kuralı hiç unutma : Değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın."Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir"diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? Şems-i Tebrizi
günü aydınladığın andaki enerjinle var olursun bütün gün, uyandığında yeni bir gün daha göreceğin için sevinç ve heyecanla dolsun kalbin...

silik olma kimsenin karşısında... kelimelerin, vücudun kadar ağır ve dolu olsun... güven, ifade yeteneğine. insanlarla kurduğun köprüler hep sağlam cümlelerinden geçsin... örnek aldıkların olsun bu hayatta ama kimsenin gölgesine sığınma... senin gölgen sadece duvarda yansıyan aksin yada bir öğle sonrası yaptığın uzun yürüyüşlerde hayat bulsun...
ve çocuk...
aşık ol... sev... sonuna kadar... sevdiğin sürece tazelenir kanın, düzenli atar kalbin... sevdiğin sürece genç kalır ruhun...
ama şunuda unutma : Gidene kal demeyeceksin. ..Gidene kal demek zavallılara, Kalana git demek terbiyesizlere, Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır. Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, Yoksa değersiz olan hep sen olursun...Nietszche

ağlama bitişlerin ardından, yaşadıklarına sahip çık, şükret... ve bir yenisini daha yaşamak için fırsat ver kalbine, kendine...
bu hayat senin çocuk...
şimdi...
sahne senin ve başaracağını biliyorum...
not: birgün bunları okurken, sallandırıp suratını, öfff anneeee deme :) :)

7 yorum:

nehirineylemleri dedi ki...

Ne güzel yazmışsın:)
Çok hoşuma gitti

Yazgüneşi dedi ki...

Duygum
imza atıyorum yazdığın her cümlenin altına en kocamanından
sen var ya
nefis bir kadınsın nefis nefis nefis nefis
:)

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

sayfadan bir link vereyim seninkine.. bizim kızda büyüyünce okusun diye :)
aynen.. aynen herşey
hiçbirşeyi atlamadan ne bir fazla ne bir eksik hiç sıkmadan anlatmışsın, yazmışsın :)

fotograf penceremden dedi ki...

özlemişim duygu'nun kalemini içindeki bu yönünü seviyorum :)

özledim ctsi gelsin artık :))

YILDIZ dedi ki...

Canım hiç de omuz sallayıp öff demeyecek emin ol;)

Ne şanslı bir kızım ben diyecek..

nohut oda dedi ki...

yazı herzamankı gıbı harıka.
bu arada burası safarı parkmı pendık...

duygu dedi ki...

-nehirineylemleri
yazana değil yazdırana bak :)

-yazgüneşim,
sen varyaaaaa... en çok'sun sen... deli yüreğim benim :)

-baharcım,
birgün olurda büyüdüklerini de görürsek bunları zaten bağıra çağıra anlatırım ben hem derine hem yağmura :)

-ceyda kuşum...
ohh beeee dedirtti bana bu haftasonum :)

-yıldızcım,
bunu okumak çok iyi geldi bilesin... güzel yüreklim.

-nohutoda,
teşekkürler... orası bir avm. bakırköy canım.