21 Mart 2010 Pazar

artık sevgilim olmayabilecekmisin???

pis kokulu bir yalnızlığın ortasında yada tüm renklerin anlamını yitirdiği lacivert bir eylül akşamında girmişsen, o küçücük ama bir aşk için gayet yeterli boşluktan içeri, ben istediğim içindir. çünkü birinin gidişini en iyi bir başka yalnızlık doldurur... sen kendi başınalığınla koca bir dünya iken, benim için hiç ayak basılmamış bembeyaz bir kar örtüsü yada durgunluğuyla dibine çökmüş yosunların, tek kulacımla hareketlenebileceği turkuaz renkli tropik bir ada idin... gözlerin kadar derin bir ada... sen geçmişi kalabalık, bugünü karnaval biri bile olsan, senin kalabalığın olma arzusunda olan ben için, dünyanın en yalnız adamıydın...
gelişin sadece günü kurtarmaktı belki, yada bir karşılaşmaya, bir telefon sohbetine, ne biliyim bir sabah karşılıklı gülümsemeli sıcak bir selamlaşmaya fazlaca anlam yükleyen sadece ben değildim... ve aslında senin istediğin, içini yakıp kavuran bir aşk arzusunda iken bile, hükümranlığının cazibesinde hesapsız, kitapsız bir yaşamı birlikte götürmekti... olmaz kocaman sevgilim... çünkü aşk, hem gitmeyi, hem kalmayı barındırmaz. çalan telefon birkaç kez açılmazsa, cevapsız aramalar, cevapsız sorulara; gelen aramalar, biraz daha gitmelere dönerse, yorulur o tuşlara basıp numarayı çevirende, o telefona bakıp "yine arıyor" diyende... yoruldum/n...
saat ayrılığa çeyrek var... birazdan gideceksin... dur demeyeceğim...
çünkü biliyorum, gelişin bir boşluğu doldurmuştu evet, ama gidişin bir boşluk yaratmayacak bende... sen giderken en çok beni götürüyorsun yanında, en olmadık anda karşına çıkmam için... bir alışveriş sonrası kasa kuyruğunda önündeki bayanın parfüm kokusu tanıdık gelecek sana, bana yakıştırdığın saçma alelade bir kelimeyi alakasız birinin ağzından duyduğunda, yolda gördüğün birinin telefonla konuşurken karşısındakine coşkulu coşkulu söylediği "sevgilim" kelimesinde, kol düğmene her bakışında, traş sonrası sürdüğün kremin, sıktığın parfümün kokusunda... sen gidiyorsun ya, benide saklıyorsun aklının her köşesinde...
bir daha böyle sevilmezsin demeyeceğim... bunun koca bir yalan olduğunu biliyorum çünkü kadınlar hep sevdi seni... hep etten duvardı etrafın... duyuyordum ve acı ki artık biliyorum da...
ama kimsede böylesine yaşamayacaksın. kimin gözünün kenarında heran akmaya meyilli bir gözyaşı olabilirsin... çok acıttığın için değil, sadece "çok" olduğun için... çok sevgi, çok öfke, çok özlem...
sen bana bir burun sızlaması, boğazda düğümlenen birkaç kelimesin... birde kullanması zor ama sen seviyorsun diye büründüğüm saç modelimsin... aynaya baktığımda salak salak gülümsediğim, liseli talebe gibi görünen ifademsin... hep sevildin evet ama kimsede belki bu kadar yaşamayacaksın...
bir soru işareti kıvrımına gizledim tüm cevapsız sorularımı... 3 yanlış, bir "ben"i götürür biliyorsun kuralı... boş bırakmanı tercih ederim aslında... ama yapmayacaksın... ve bitecek... sen artık kocaman sevgilim olmayacaksın ama hiç kocamayan, yürek sızlatan bir yaşanamamışlık olacaksın...
vakit doluyor... artık sevgilim olmayabilecekmisin???

not: bu sadece bir denemedir...

13 yorum:

ÇitLemBik dedi ki...

:( neler oluyor? çok dokundu bana bu yazı.

duygu dedi ki...

-çitlembik...
yorumundan sonra ekleme yapmak gereğini hissettim.... bu sadece bir deneme... öylesine yani... bir yaşanmışık değil...
sevgilerimle...

ÇitLemBik dedi ki...

oh be :) sevinim. çok güzel bir yazı ama. allah böyle şeyler yaşatmasın..

meltem dedi ki...

gözümde arka kapağında sade gülüşünle senin fotoğrafıının olduğu, denemeler ya da derlemeler kitabın canlandı...
duygu anlatımın mükemmel arkadaşım vallahi çok etkilendim yazından da, yeteneğinden de ne kadar gurur verici, ilerde imza günlerinde seni yalnız bırakmıcam sözzzzz:)

zeynep dedi ki...

deneme sayılamayacak kadar profesyonel bir yazı olmuş..harika canım..

nohut oda dedi ki...

son paragraf özellikle cok hoş olmuş..harıka bır deneme..

Tibet'in annesi dedi ki...

her yazını okuyuşunda aynı şeyleri hissediyorum ve sanırım hep söylüyorum. Duygucum, bir kitabın olmalı...

Yazgüneşi dedi ki...

Çok etkilendim
çok beğendim
çok tebrik ederim
çok özendim
ben de yaşnamışlık olmayan denemelerimden koysam mı bloga dedim
evet itiraf
kıskandım
:)
ama nazar etmedim
valla billa :)
sevgiyle....

duygu dedi ki...

-çitlembik,
yaşatmasın evet... sanda bu ara az biraz uayn bir yazı ama dimi ondan mı dokundu acaba???

-meltem,
amanınnn ne güzel sözler bunlar. teşekkürler tatlım...

-zeynepcim,
teşekkürler canımcım... hala deniyorum ama...

-nohutoda,
son paragrafı bende beğendim :) sevgiler...

-tibetin annesi
çok naçizane yazdıklarım... ama beğenilmesine çok sevindim... kitap içindeeee... oohhhoooo daha çok var diyorum :)

-yazgüneşim,
bence sende mutlaka koymalısın. yazılarına ben bayılıyorum ve senin nazarının değeceğine hiçç inanmıyorum...

Yazgüneşi dedi ki...

ay sen ne tatlı ve pozitif bir kadınsın yaw :)

Adsız dedi ki...

Çok beğendim. Vardır çoğu kadının bu ve benzeri kocamayan adamları... Sevgiler.

Adsız dedi ki...

super bir deneme.. yaklasık 2 saattir kızınız ve sizi okuyorum. sevgilerimle, aynur.

duygu dedi ki...

-sevgili Aynur,
eskiden çok yazardım böyle denemeler... ohooo 2 sene öncesi imiş...
şimdi sadece yaşıyorum.
teşekkürler ilgin ve yorumun için, sevgilerimle..