28 Ağustos 2009 Cuma

bu akşam, küçük kalmış büyüklerdik...

3 sene aynı sınıfta dirsek çürüttüğüm arkadaşlarımla, her buluşmamızda anlatacak yeni lise anılarımızın olması, bazen aslında hiç mezun olmadığımızı düşündürüyor bana...
hani nerdeyse "yaaa kızım yaa fizik yazılısına çalıştınız mı, ben hiçbişi bilmiyorum, kafam çorba gibi" diyecekken, eteğimi çekiştiren bir kız çocuğunun "anneee çişiiim" demesiyle, üzerimdeki okul forması, anne elbisesine dönüşüyor birden...

geri döndüğümde, masadaki şen kahkahalar, aslında hala o yaşlarda olduğumuzu hissettirse de, ben yaşça en küçük (aralık ayında doğmam sebebiyle) ama hayatta en büyük adımları atmış tecrübeli bir anne olarak oturuyorum yerime... bir elim bavulumsu çantamdan kızımın koşturmaktan terlemiş olan sırtına koyacağım mendili ararken, diğer elim hala lise defterimi tutuyor...
ne garip...

birde hani şu secret yasası var ya... hani evrene gönderdiğimiz sinyaller...

bu akşam, biz her buluşmada yaptığımız gibi, elleri öpülesi hocalarımızı pek bir ballandırarak çekiştirdikten sonra, evlerimize dağılıp tv karşısına geçtiğimizde, "var mısın, yok musun?" yarışmasında, edebiyat hocamız Atilla Ayral'ı görürüz. herkesin tek tek birbirini arayıp, "ohaaa lannn amma da güçlü seslenmişiz evrene" diyişimiz hala lise gençliği kabalığında değil mi?
sen istediğin kadar oku, çalış, anne ol, bulduğunda o çocukluğundan bir sureti, al işte 16 yaşındasın...
ama sivilcesiz :)
not: derin gripli haliyle herkesi yalap şalap öptü... kızımın hastalığından bahsetmemişim... hay aksi! şimdi yarın herkese geçmiş olsun mesajı atmalı...

2 yorum:

GeCe dedi ki...

ne güzel ya malesef bizim okulda böyle güçlü arkadaşlıklarımız olmadı herkes dağıldı sebebi ise bana göre kredili sistem her dönem sınıf değiştirmekten kaynaşamamıştık

çok güzel geçmiş belli derin de çok şeker çıkmış boncuk gözlü

Yaren Yalçın dedi ki...

Bende o okula gidiyorum şuan 2. sınıftayım.Atilla hoca siksiyon dersime giriyor.Eski mezunlardan böyle yazılar görmek çok güzel:)