4 Haziran 2012 Pazartesi

rüya mısın çocuk!

neyseki bütün masallar travmatik olaylar yaşayan çocuklarla dolu...
külkedisi, kibritçi kız, pamuk prenses... ve daha yüzlercesi...
elimde kaybolan küçücük ellerine bakarak sana dünyanın en pembe masallarını anlatmak zor olurdu yoksa.
yalan söylemek istemem,
çok incineceksin bu hayatta.
seni sevenler belki istediğin şekilde ve zamanda sevmeyecek seni.
bazen ne yaparsan yap birinin kalbine giremeyecek, bazen de yüzüne bile bakmadıkların başına tac edecek seni.
hayat bu kızım,
çözemeyeceksin...
sana sadece emin olarak şunu söyleyebilirim ki, sen "sen" olmaktan asla vazgeçmeyeceksin..
31 yaşındayım..
30 yaşımda elime tutuşturduğum sen ve birkaç parça eşya ile sıfırladım hayatımı...
ne yerlerde tepindim, ne ağladım geceler boyu...
sormadım sana, biliyorum istemezdin geride bıraktıklarını düşünerek, benimle gelmeyi.
ne gelebilirdin, ne kalabilirdin...
böylesi bir ayrımı kaldıramazdı tabi o küçük kalbin.
şimdi arkadaşlarından "farklı" bir hayat yaşadığımızın ayırdındasın..
şükür mü etsem, teşekkür mü, yoksa vahlansam mı bilemeden, yaşıyoruz tepetaklak ama çok mutlu..
hayallerimizde havuzlu bir ev var, bahçede köpek, evde kedi... 
baba mı? o da var "ama uzağa gitmeyelim ki beni almaya sık sık gelebilsin", kıvamında..
hayatına yerleştirmişsin bu "fark"ı...
5 yaşında omuzlarına yüklediğim bu hayat için sana bir özür borçluyum...
suratımın düşük olduğunu gördüğün zaman ağlayan bir çocuk çizip yanıma geldiğinde, ağlarsan bende bu çocuk gibi çirkin olurum, dediğin zamanlar için,
öğretmeninin sana sorduğu annene en özel ne almak istersin sorusuna "gelinlik" cevabı verdiğin ve aslında evlenmemi istemediğin için,
geceleri uyurken "kanguru gibi yatalım, kalbinin sesini duymak istiyorum" dediğin ve o an içinde kopan tüm fırtınalar için,
bu haftasonu babamla mı kalıcam, yoksa seninle mi sorusunu sormak zorunda olduğun için,
tatil planını yaparken bir türlü aklının net olamayışı için,
bu eve ilk taşındığımızda, "neden bu evde babamın hiç eşyası yok" sorun için (ki hala içimi delip geçer o soru)
babamı traş olurken izlemeyi özledim, cümlen için,
eski mahallemizdeki arkadaşlarını sorup onlar hakkında hayal kurmaya çalışman için...
sana tüm hayatım boyunca özür borçlu olucam...
ve bunun yükünü taşımak, seni bir ömür boyu kucağımda taşımaktan daha ağır olacak...
ama birde şu var,
prenses gibisin :)
herkesin bir evi varken, senin artık iki evin var.
bu yazıyı böyle bitirmek istemezdim ama dedim ya, hayat böyle her zaman yağmurdan sonra gökkuşağı olmuyor işte...
sen güçlüsün...
benden bile güçlü...

sen benim hiç uyanmak istemediğim rüyamsın... 

sabahları bu hale gelen o gömük gözlerinden öperek güne başlamak, şükür gibi!

11 yorum:

domatessuyu dedi ki...

Duygu;

ne desem bilemiyorum.
Ama şunu bil ki,sen suçlu değilsin.Hani tabii ki anneliğinin verdiği duygusallıkla kızına haksızlık yaptığını düşünüyorsun.Özür diliyorsun.
Ama yapman gereken en doğru kararı verdiğini düşünüyorum.
Mutlu olan bir insanın özellikle mutlu olan bir kadının yuvasını yıkması zordur.

ve tabii ki kızın için bir yara var .Ama o yarayı inşallah anne ve baba olarak çabuk kapatabilirsiniz ve ayrı olarakta mutlu yaşatabilirsiniz.

BUNDAN SONRAKİ HAYATINIZDA MUTLULUKLAR DİLİYORUM.

çitlembik dedi ki...

Derin'in o kadar guclu bir annesi var ki gunun birinde tum yasanilanlari anladiginda kavrayabildiginde tesekkur edecek annesine, bu kadar guclu oldugu icin, onu da bu kadar guclu yetistirdigi icin. Bazen 'keske guclu bir annem olsaydi' diyorum, kendi gucsuzlugumu anneme mal ettigim icin kiziyorum sonra. Derini de seni de cok operim.

GeCe dedi ki...

boğazımda bir yumru ile kalakaldım çok zor ama bu biraz da derinin kaderi, yasadıkları onu kendi yapacak farklı kılacak güçlü yapacak belki de

duygu dedi ki...

-domatessuyu,
hoşgeldin :) çok teşekkürler, alıdğım kararı bir an bile olsa sorgulamadım. ama o vicdan yakamı hiç bırakmadı...
bu da böyle yaşanmalıydı diyorum ve geleceğe bakıyorum yine de umut dolu ve mutlu..
teşekkür ederim, iyi hissettiren sözlerin için.

-çitlembik,
güçlü evet ama insan bazaen bir omuza yaslanıp ağlamak da istiyor. böyle savunmasız ve korunmaya muhtaç olmak istiyor. neyse biz birbirimize sığındık şimdilik kızımla. şükür!
bizde seni öperiz..

-gece,
kesinlikle ama... kendi seçimiyle karakteri şekillensin isterdim, zorunluluklarla değil...
bu ruh haline takılıp kalmıyorum elbette ama ara ara yokluyor ruhumu bu iç döküşler... zamanıydı...
teşekkürler...

Sen Gelince dedi ki...

Duygu'cum uzun süredir düşmüyordu bloğuna yolum. Aslında çok uzak kalıyorum bu aralar genel olarak tüm bloglardan.
Gözlerim dolu dolu okudum. Kelimeler anlamsız kalacak biliyorum ama yazmak istedim yine de. Eminim düşünmek istediğinde pek çok güzel şey bulabilirsin Derin'in hayatında. Bazen kötü sandığımız şey o kadar da kötü değildir. Sevgiyle kalın:)

duygu dedi ki...

-sen gelince,
aslında o kadar da umutsuz, mutsuz, üzgün, kırgın değilim. bir seçim yaptım ve bunun muhasebesi hala, yazdıklarım.
onu ve kendimi mutlu etmeyi de biliyorum, bunu yaşamayı seçiyorum..
sevgiler,

Yazgüneşi dedi ki...

CANİÇİ
YÜREKYARISI

TEK CÜMLE BENDEN SANA
TEK BİRTANECİK CÜMLE
AMA YETECEK BİLİYORUM..
"SEN ÇOK ÖZEL BİR ANNE VE ÇOK ÖZEL BİR KADINSIN"
NOKTA

HAAA Bİ DE
SENİ ÇOOOOK SEVİYORUM
O BAŞKA Bİ CÜMLE..
ÖZLEDİM
HADİ KALK GEL BUL BİR BAHANE..
HI?

duygu dedi ki...

-yazgüneşim,
canım benim... canım canım canım...
teşekkür ederim iyi hissettiren sözlerin için.
daha mutlucayım bugün... gelmek istiyoruz biz çok ama.. okul bi tatil olsun da, siz bir yerlere kaçmadan çalıcaz kapınızı...
hem onun hem benim size çok ihtiyacımız var..
birde bende seni seviyorum, kocaman.

Yazgüneşi dedi ki...

DÖRT * DÖRT ONALTIGÖZ BEKLLİYORUZ
MALUM İKİMİZDE DÖRTGÖZLÜYÜZ YA:))))

CANSIN SEN YAAAA
ARIYCAM AKŞAMA

nergisce dedi ki...

Güzel yürekli duygu, sen cok ama cok mutlu ol. Senin mutlulugun derini sarip sarmalayacaktir zaten. dilinden sükür eksik olmasin... sevgiyle sarildim.

duygu dedi ki...

-canım nergisce,
nasıl sıcak nasıl güzel bir yorum du o öyle...
şükür hep dilimde, hem hayatım, yanıma kalanlar hemde senin gibi hiç görmeden sevdiklerim için...

sarıldım kocaman...