17 Ekim 2010 Pazar

"veli" miyim "deli" mi?...

"anne"lik okul çağında yeni bir kimlik daha kazandırıyor bünyeye, "veli" olma durumu...
"veli"lik bazen de "deli"liği beraberinde getiriyor ya, bizde bu durumu sonuna kadar kullanıyoruz işte.

Derin'in hükümranlığının sadece bizim evle sınırlı kalmadığını bir kez daha anladım, 9 erkeğe karşılık sınıfındaki tek kız olmasını, -tuhaf ama- sevindirici bir hoşlukla dinlerken...

ben onun şımarıklıklarının, o "ben yaparım, ben öyle istiyorum" tutturmalarının, kişisel gelişimi için son derece önemli olduğunu ısrarla savunuyorum... nasıl başedeceğimi bilemesem de bazen, ite kaka öğreniyoruz işte...
O, ilk ve tek çocuk olma durumunu yaşıyor sonuna kadar, bende ilk anne ve velilik durumlarımı...
birbirimizi kıra kıra buluyoruz doğru yolu.
"veli"liği eve gelince astık portmantoya, sıra "deli" olma görevimize geldi ve bugün masaya döktüğümüz ıvır zıvır, toka parçaları, inci-boncuk ne varsa deli işi diye tabir edilen, hepsini topladık ve bir zamanlar çamaşırlarımızı ak-pak hale getiren ama artık içi boşalmış ve tabi haliyle işlevini yitirmiş detarjan kutusuna yeni bir kimlik kazandırdık...
ama bizi bir gör... kavga ediyoruz, bildiğin paylaşamama durumu... annem zaten, evdeki aktivite kitaplarını öncelikle kendim için aldığım konusunda ısrarlı, bugün O'nu doğrulamış oldum... ben galiba çocuk olmayı seviyorum...
Derin, silikon tabancasını tabiki kendi kullanmak istiyor. ama "bir musibet, bin nasihatten iyidir " bizim hayat felsefemiz olduğu üzere, parmak uçları hafiften yanınca, müsaade buyurdu hanım sultan...

silikonlama görevi ekip başına ait, süsleme tamamen Derin'in uydurmaları...
işte, belki hiç kullanmayacağımız ama dostlar alışverişte görsün durumları için fotoğrafladığım, yaparken oldukça eğlendiğimiz ama işimiz bitince masanın üstünde öylece boynu bükük duran, çıfıt çarşısı görünümündeki kalem ve toka kutularımız...
derdin mi var, afaganlar mı basıyor, sende silikon bas gördüğün her ufacık materyale, birkaç objeyi yenile... oohhh gamsız hayat!!!

birde bu haftasonu havanın bize kıyak geçmesi... bisiklet balkondan bahçeye terfi etti... özlemişim güneşi... ve de çocukla çocuk olmayı...
ne karışık gittim dimi... sende hiç uyarmıyorsun yahu...
dolu dolu geçince haftasonu, coşuverdim birden, idare et hadi.

mutlu haftaların olsun, bak bu da senin için...
xoxoxo :)

2 yorum:

aysema dedi ki...

Merhaba,
Bir anket düzenledim,katılırsanız sevinirim.

Deli olmamak mümkün mü? Yavruyu öpüyorum.

Ceyda Bural dedi ki...

dün telefonda derin'in mutlu gülme sesi şu an kulagımda
(bir de danel duck'ın teyzesi :) bence onu yamzalısın)

ayrıca ılk fotografı cok begendım bır de aşağıda ki fotograflardan birini mutlu oldum kızma dua edıyorum güzel olsun hersey dıye

galıba neden boyle dusundugumu sana anlatmalıyım uzunca

sarıldım canımsın