25 Aralık 2009 Cuma

derinin hızı, anasının kızı...

hiçbir zaman onun hızına, düşünme gücüne yetişemeyeceğimi bile bile uğraşmak kimilerine anlamsız gelse de, durmadan devam ediyorum... sanki düşünce gücüyle yol alırsam, aradaki yaş farkı sıfıra inecek gibi... sanki anne sıfatım birden silinecek, onun doktorculuk oynadığı, çay-kahve servisi yaptığı arkadaşı Selin olucam bende...
ama unutuyorum işte oyun oynarken... hani kuralcıyız ya, başladığımız işi yarım bırakmayız, daldan dala zıplamayız ya... ezber bozduruyor çocuklar işte...

ben onun muayenehanesine karnımda beliren ağrı sebebiyle gidip, onun beni tedavi etmesini izlerken, birden beni yıkamaya başlamasını anlayamıyorum... çünkü o benim anlamadığım bir sebeple o oyunu bitirmiş ve anne olmuş, ben orda öylece yatarken beni yıkamaya karar vermiş oluyor... yada keyifli keyifli çay içtiğimi düşünürken, elimdekinin aslında göz damlası olduğunu söylemesiyle, kafamda çakan şimşekler bana çaktırıyor, tekrar doktorculuğa döndüğümüzü...

elinde tuttuğu hediyenin(!) tadına bakmak istememle, yüzünde beliren korkunç ifadeden bir yanlış yaptığımı farkedip konuşmaya sevkediyorum onu ki, elime tutuşturduğunun bir karınca olduğunu bana söylesin...

hayali bir evin kapısını dindong diye çalmadan küt diye içeri dalarsam oyundan atılıyorum... hele birde sadece onun gördüğü o evi farketmeyip üzerine basarsam, ruhuma dua edin... çıkırt çıkırt diye açılır bütün kapılar, bu önemli bir detay...

saçlarını bazen pembe rengine boyadığını ne zaman farkedicem acaba?
elinde tuttuğu bir şişe zaten mikrofondur biliyorsun...
uzun servis peçeteleri, dolabında hiç yokmuş gibi, gece elbisesi olur... sakın ortalığı toplamaya kalkma, çünkü o baloya yetişmek zorunda...
keçeli kalem artık evde yassaakkk, çünkü bazen o kalemler makyaj malzemesi oluyor... sen çakana kadar da, o maymuna dönüyor...

birde kiminle, ne konuştuğuna çok ama çok dikkat et kızım Duygu... o bir telekulak...
bunu paylaşmadan geçemem...
derin'in bir arkadaşı var Cemrenaz... dünyanın en tatlı maymunumsu kız evladı... Derin'den 1 yaş büyük... ancak bu şeker evladın kendine has şımarık bir konuşma tarzı var, kelimeleri yuvarlaya yuvarlaya biraz uzatarak konuşuyor... tabi bizim cüce durur mu, hemen kapiş...
ben annemle birgün telefonda konuşurken, annem Derin'in konuşmasındaki farklılığı sordu... bende Cemrenaz'a özeniyor, onun gibi konuşuyor işte, geçer zamanla dedim...
bu arada sürekli telkinlerde bulunuyorum,
-kızım kendin gibi konuş, başkası gibi konuşmak sana yakışmıyor, diye.
derin - yani cemrenaz gibi konuşmıyım mı?
ben- aa annecim öyle demedim ben sana, isim söylemedim, başkası gibi konuşma dedim sadece, dedim....
derin- yani hani o benim arkadaşım olan kız gibi konuşmıyım mı diyosun seeeennn...
diye buyurdu...
buna gizli özne mi demeliyim...

not: bilgisayarımda hortlayan bir arıza sonucu hafıza kartımdan fotoğraf yükleyemiyorum... böyle fotoğrafsız pek bir tatsız tuzsuz oldu ama bu satıra kadar gelip okuduysan, belki o kadar da kötü değildir...

13 yorum:

Kağıttan Gemiler dedi ki...

Çok tatlıydı bence. Selamlar

YILDIZ dedi ki...

Hayal gücü süper,her çocuğun hayal gücü iyi ama ayrı bir hayal dünyası var,yaptıkları şeylere şaşmamak elde değil.

İyi hafta sonları,sevgiler..

hayatimdakidler dedi ki...

Bizimki de aynen öyle,bir arkadaşı var,dudaklarını büze büze konuşuyor,küsünce de ellerini birleştirip bir hıh diyor,aa bir baktım bizimkisi o o oluyor.
Bir de o kız süse püse çok düşkün,rujlar ,simler,ojeler.
Bizim saftorok bir heves ediyor ama sonra unutuyor,eski erkek fatma haline dönüyor.Neden çocuklar hep istemediğimiz çocukları örenek alırlar :))))
Sevgiler
Pınar

pıtırcığın aşkı,lupinin annesi dedi ki...

kötü olur mu hiç, o kadar güzel ki. bu kadar işimin arasında iki arada bir derede okudum, iyi geldi. yorum da yazdım, çok zaman gitti , işimin başına şekerim. görüşelimmmm

fotograf penceresinden dedi ki...

sen yazarsında kötü olabilir mi acaba tatlım benim :)
harikasınız valla :)hayal dünyası ne kadar genişmiş ama sana da açık açık cemrenazı mı kast ediyorsun demiş ya :) ne diyim valla açık sözlü kız çok tatlısınız kocaman sevgiler :)

GeCe dedi ki...

senin yazıların fotosuz da güzel

derinin hayal dünyasına yetişmek gerçekten zor ama sanırım sende oyun içinde aynı onun gibi daldan dala atlayan hayaller kurabilirsin o zaman bazı şeyleri anlayacak tabi bu ne işe yarar bilemiyorum

gizli özne için ise ancak bu kadar güzel bir örnek olabilirdi muhteşem

Tibet'in annesi dedi ki...

Harika bir hayal gücü... Keyifle, tebessümle okudum :)

EBRULİ dedi ki...

Çok keyifliydi..Yazın da..Seni tanımak da ;)Sevgiler canım.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Merhaba. Çok güzel bir yazı..

edabellaa dedi ki...

dün seni görmek güzeldi..artık bende takipteyim..eda...♥

Tuğba dedi ki...

Bu nesil çocuklar fenalar.İnsanı şok ediyorlar.Her an ne yapacağı ne söyleyeceği blli olmuyor:))Ama iyiki varlar.
Duygu seni tanıdığıma çok sevindim.Bızdığınıda seni de çok öpüyorum herzaman beklerim.

duygu dedi ki...

-kağıttan gemiler,
en içten sevgilerde benden...

-yıldızcım,
kesinlikle çocuklar bambaşka bir dünyada yaşıyorlar... sevgilerimle..

-hayatımdakidler,
evet istemediğimiiz ot burnumuzun dibinde bitiyor işte... umarım geçer... çok ama çok umarım :)

-pıtırcık,
iyi yaptın da geldin... kesinlikle görüşelim. yılbaşı teranesini atlatalım mıutlaka görüşelim...

-ceydacım,
sen kocamansın içimde bak... anladın sen :)

-gececim,
hep söz veriyorum kendime dikkat kesiliyorum onun yaptıklarına ama derin hep bir tık önde... mümkün değil frekansı yakalamak... ama denemeye devam..

duygu dedi ki...

-tibetin annesi
teşekkür ederiz..

-ebrulicim...
seni tanımak da çok güzeldi... devamını diliyorum bu görüşmelerin...
sevgiyle kal...

-onuncuköyünadamı,
merhaba, sizi burda görmek ne büyük şeref...

-edabellaaa,
aynı keyfi bende hissettim.... teşekkür ederim... sevgiler...

-tuğbacım
çok teşekkürler... seni tanıdığıma çokk sevindim...