19 Kasım 2012 Pazartesi

nerede kalmıştık?

taşındım ben...
bazı anılarımı bıraktım eski evimde, bazısına kıyamadım, sonra yeni anılar yükleyeceğim eşyalarım oldu ve duvarlarım, aynalarım... 
evi keşfediyorum... hani olur ya, bir köşe seni çeker akşamları mesela çayını orada içersin, orda çalışır orada örgü örersin.. turluyorum şimdi...

bak şimdi bu yazacağımı yanlış anlama ama hayatımda ilk kez kirada oturuyorum. tırsıyorum biraz altından kalkamazsam diye, sonra nakışlı minderlerime bakıyorum, geçiyor endişem :)
gülme ama, birde hayatımda ilk kez oturduğum apartmanda kapıcı var. daha önce hep aile apartmanında oturdum. hani öyle tanıdıklar yada birkaç katlı apartmanlar falan... annemde haftaiçi benimle kalıyor ya, o da alışık değil kapıcı olayına. diyor ki, ben veremem öyle çöpü kadının eline, ayıp denen bişi var kızım, biz atarız kendi çöpümüzü :)
gülüşüyoruz, hırlaşıyoruz arada... hem eve hem kısmen de olsa birlikte yaşamaya alışıyoruz.

derin mi? o çok mutlu çok şükür. okula yürüyerek gidip geliyor, ben de işe aynı şekilde. İstanbul gibi bir yerde bu büyük lüks bilirsin...

hayatıma garip insanlar giriyor. kimisi çok mutlu ediyor, kimisi düşündürüyor. bazısı bunaltıyor, bazısı hayatın güzelliğini hatırlatıyor... yok öyle renkli, canlı, sokaklarda geçen bir hayatım yok ama bir şekilde hayatıma daha önce giren insanlar dönüp dolaşıp yine karşıma çıkıyorlar... vefa mı desem bilemedim ama kimse elini çekmedi üzerimden... galiba bu dünyanın en zengin insanı benim... 

yaa ev deniz kenarında değil aslında ama yakın, bu evde kaldığım ilk gece martı sesleriyle uyandım, şaşırdım nedense, dışarıdan gelen sesi, uyku sersemliğiyle tavuk sandım :) annem "cahil misin acaba sen" dedi, annemin bu dümdüz lafı beni çok güldürdü :)



kızımı okula bırakıp gelirken kaybolurum endişesiyle yol üzerindeki market dışında alt sokağa bile inmeyen annem, okulda kendine bir sürü arkadaş edindi. hepsinin soyağacını çıkardı, sosyal mi yoksa asosyal mi olduğuna karar veremediğim yine aynı annem, hala evde misafir geldiğinde ikram etmek için 4 farklı çeşit kahve bulunduruyor. ama tuhaf olan şu ki, taşındığımız evin adresini teyzem dahil henüz kimse bilmiyor :) 

her akşam bir curcuna evde. kızım, annemle beni kıskanıp türlü huysuzluklar yapıyor, ders konusunda bir annemi kurban seçiyor kendine bir beni, canımıza okuyor. akşam yemekleri gürültülü geçiyor ve eve kedi mi alsak köpek mi tartışmaları kavga ile sonuçlanıyor. bir kedi delisi, bir köpek delisi ve birde ikisinden de nefret eden biri olunca, aynı çatı altında uzlaşmaya varamıyoruz.

burası hayatım boyunca yerleşip yaşadığım 5.evim. 
ve sanırım en çok burayı sevdim....




7 yorum:

çitlembik dedi ki...

Oyum kediden yana (: cok tatlisiniz cok guzel gunleriniz anilariniz olsun

tijen miriam dedi ki...

yeni evin ugur getirsin:))

Yazgüneşi dedi ki...

seveceksin tabi..
orası SENİN
kiraymış peeehhh çok da tın..
senin işte,yetmez mi..

çok özledim....

Tibetin annesi dedi ki...

ben de gelcem!

Adsız dedi ki...

yeni eviniz mutluluklar getirsin dilerim. aynur.

duygu dedi ki...

-çitlembik,
kedi ise derin 1-0 önde. ben köpekçiyim :) o anılara sen de dahil ol isterim ufaklık...

-tijen miriam,
çok teşekkürler, ne güzel bir dilek...

-nessim,
yeter tabi yetti de... ben de çok özledim kocaman.

-sibelbek,
gelmezsen kırarım kafanı :)

-aynur,
çok teşekkürler, dilerim herkes yuvasında huzur bulsun.

Emre DURAK dedi ki...

kopek diyecektim ben de ama cuma gunu Derin'in elinde kediyi gorunce kazanan belli olmus:))